DÜNÜ VE BUGÜNÜ

Yeldeğirmeni’nin Dünü:

Osmanlı’nın İstanbul’a gelmesinden itibaren kullanılmaya başlanan geniş Haydarpaşa Çayırında Osmanlı’nın Süvari Birlikleri talim yapardı. Bu alanın süvariler tarafından kullanılmasından sonra Talimhanede de Piyade Birlikleri talim yapmaya başlamıştır. Kadıköy’ün eskilerinin Talimhane adıyla bildikleri yer şimdiki Halit Ağa Caddesi ve Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu’nun bulunduğu düzlüktür.
Yeldeğirmeni semti bu iki kalabalık alanın arasında oluşmuştur.
15. ve 16. yüzyıllarda bahçeli köşklerin varolduğu yazılan bu yerleşim alanında, 1774 – 1789 yılları arasında, Padişah I.Abdülhamit tarafından 4 yel değirmeni yaptırılmıştır. Bu yel değirmenleri ordunun, sarayın ve halkın un ihtiyacını karşılamak için kullanılmaktaydı. Bunlar İbrahimağa, Rasimpaşa Camii, Karakol ve Osmangazi İlkokulu’nun bulunduğu yerde faaliyet gösteriyorlardı. Dördünden de bugüne hiçbir iz kalmamıştır. Ancak yakın zamana kadar Osmangazi İlkokulu bahçesinde bazı kalıntıların görüldüğü söylenmekte ve yazılmaktadır. Semte adını veren 4 yel değirmeninden hiçbirinin bugünlere gelememesi bir yana, izlerinin bile kalmaması gerçekten üzüntü verici bir durumdur.
1789 – 1807 yılları arasında, Padişah III.Selim zamanında Yeldeğirmeni’nde sokakların oluşmaya başladığını görmekteyiz. 1845 yılında artık düzgün sokakların oluştuğu bu semtte Kadıköy’ün ilk postanesi hizmet vermeye başlamıştır. I.Abdülmecit’in emriyle kurulan bu postane binası Aziziye (İzzettin) sokağı No: 126’daydı (ancak bu semtin eski insanlarıyla yapılan konuşmalardan No:26’daki binanın içinde mermer bankolar olduğu ortaya çıkıyor, belgelenmese de bu binanın postane binası olduğu tahmin edilmektedir).
Yeldeğirmeni’nde 1800’lü yılların ikinci yarısında yerleşim hızlanmış, özeliikle 1872 yılında Kuzguncuk Dağhamamı’ndaki yangından sonra buradaki Yahudilerin Yeldeğirmeni’ne gelmesi ile semtte apartmanlaşma başlamıştır.
Çoğunlukla Yahudilerin gösterişli apartmanlarının görüldüğü bu semtte diğer gayrimüslimlerin ve Müslümanların apartmanları yok denecek kadar azdır. Apartmanlarının çoğunun günümüze kadar ayakta kaldığı, ama ahşap evlerin ise neredeyse hepsinin yıkıldığını, yerlerine betonarme apartmanların yapıldığını gözlemleyebiliyoruz. Halbuki Yeldeğirmeni’nin eski apartmanları yığma taş veya tuğla olup çoğunlukla Art-Nouveau (19.yy sonu ve 20.yy başında etkili olmuş bir sanat akımı) süslemelerle donatılmıştır.
Yeldeğirmeni’ne İstanbul’un ilk apartman semti de diyebiliriz. Zira konutların bulunduğu apartman semti olarak kabul edebileceğimiz belirgin tek semt olan Cihangir, Cumhuriyet’in ilanından çok sonraları oluşmuştur.      
(Kaynak: Arif Atılgan, “Yeldeğirmeni” TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent şubesi, Anadolu 1. Büyükkent bölge temsilciliği yayını, 2010)

Yeldeğirmeni’nin Bugünü:

Yeldeğirmeni günümüzde 16201 kişilik bir nüfusa sahiptir. Bunlardan 8266’sı erkek, 7935’i kadındır. Yaş gruplarına göre incelendiği zaman: 0-8 yaş arasında 423, 8-20 yaş arasında 1598, 20-40 yaş arasında 6484, 40-60 yaş arasında 4366 kişi yaşamaktadır. Bugün Yeldeğirmeni, kentin merkezi bir noktasındaki konumuna rağmen konut ağırlıklı ve içe dönük bir karaktere sahiptir. Öte yandan çevresi ile kıyaslandığında yüksek bir kentsel yoğunluğu içinde barındırır.

Yeldegirmeni bugünkü konumuyla kara ve deniz ulaşımının kesiştiği noktaya çok yakındır. Batıdaki sınırı oluşturan Rıhtım caddesinin hemen deniz tarafında dolmuş, otobüs durakları, bunların biraz ilersinde de vapur iskeleleri vardır. Deniz yolu ile başta Karaköy, Eminönü, Beşiktaş, Bakırköy olamak üzere kent ile deniz bağlantıları vardır. Ayrıca semtin Haydarpaşa Limanı ve Gar’ına yakınlığı da oldukça fazladır. Bu sebeble,eskiden Haydarpaşa-Yeldegirmeni arasındaki sahil bandı Kadıköy’ün gezinti ve dinlenme yeri olarak kullanılmıştır. Anadolu yakasında ana ulaşım arterlerinden Minibüs caddesinde işleyen minibüsler Yeldeğirmeni’nin içinden geçerler. Ayrıca E-5 ve ana kent arterlerine yakındır. Yapım aşamasındaki Kadıköy-Kartal metrosunun ve Boğaz tüp geçidinin aktarma istasyonu Ayrılık Çeşmesi mevkiinde bulunur. Ayrıca Söğütlü Çeşme istasyonu ve Metrobüs aktarma istasyonuna yürüme mesafesindedir.
Alanın en baskın sınırını kuşkusuz Haydarpaşa Garının manevra alanları ve servislerinin bulunduğu bölge oluşturmaktadır. Bu bölge Kadıköy, Üsküdar arasında kent dokusunun doğal oluşumunu sekteye uğrattığından, Yeldeğirmeninin akışını keskin biçimde sınırlar ve denize yönlendirir. Bu yüzden; gelecekte bu alanın kentsel gelişmeye açılması, sınırları değiştirerek Yeldeğirmenini büyük ölçüde etkileyecektir. Söğütlüçeşme Caddesi ve Demiryolu da Yeldeğirmenini kuşatan fiziksel sınırlardır. Deniz her ne kadar doğal bir sınır olsa da, rıhtımdaki ulaşım bağlantılardan dolayı, Yeldeğirmeninin kentsel ölçekte kapısı durumundadır. Bu yüzden, 3 tarafından sınırlanmış Yeldeğirmeni'nin, topografyanın da etkisiyle, baskın akışı deniz yönünde gerçekleşmektedir.
Yeldeğirmeni / Rasimpaşa Mahallesi Kadıköy’ün içinde bulunduğu vadi hattı ve Haydarpaşa Düzlüğü arasındaki tepenin doğu yamaçlarında kuruludur. Bu sebepten dolayı topografya bölgenin dokusunu biçimlendirir. Ortalama 5 katlı masif kütleler ile örülmüş, yoğun bir yapılaşma hakimdir. Ancak hem yapı adalarının ortasındaki geniş boşluklar hem de eğimin etkisiyle parçalı ve organik bir kent cephesi verir. İstanbuldaki pek çok tepe yerleşmesinde olduğu gibi, Yeldeğirmeninde de tepenin sırtında ticaretin yoğun olduğu bir omurga (Karakolhane cad.) bulunur. Bu omurgadan denize bağlı akslar sirkülasyonu sağlar.
Yeldeğirmeni'nin mimarisindeki avrupa etkisi planlamasında ve genel dokusunda da kendini hissettirir. Gridal sokaklar ve geniş yapı blokları dokusunu farklılaştıran etkenlerdir. Yine düz uzanan gridlerden dolayı boydan boya algılanan, uzun perspektif veren bir sokak yapısı vardır. Yapıların çoğunluğu tuğla yığma sistemi ile yapılmıştır. Temelde 2 tuğla olan kalınlık, üst katlara çıkıldıkça 1,5 ve 1 tuğla olarak devam eder. Kagir yapılarda ortak özellik, bodrum katların üst katlardan malzeme ve doku olarak farklı görünümde olmasıdır.Bu farklılık bir kordon silme ile ayrılmıştır.Döşeme adi voltadır. Pencere boşlukları cephede genellikle eşittir. 167 adet tuğla yapı tespit edilmiştir.
Bölgede ayakta kalmış çok az ahşap yapı vardır. Çoğu yangınlarda yok olmuştur. Yıkıntı halinde olanlarda, kagir bir bodrum kat üzerine ahşap iskelet kurularak yapıldığı görülür. Çıkma genellikle cephe ortasında yer alır. Konsol çalışan çıkmalar bindirme kiriş sistemi ile yapılmış ve altları kaplanmıştır. Tespit edilen eski betonarme yapılar genelde 1950-1970 yılları arasında yapılmış olan, çoğunluğu 3-4 katlı betonarme yapılardır.
 

Yeldeğirmeni’nin Yarını:

Kadıköy çevresindeki inşaa yada planlama aşamasındaki bir dizi proje Yeldeğirmeni’nin kentsel doku ve karakterini değiştirebilecek öneme sahip olduğundan, yapılacak her türlü müdahalede bu projeler de dikkate alınmalıdır. İnşaa halindeki Marmaray ve Anadoluray hatlarının aktarma istasyonu, Ayrılık çeşmesine yapılmaktadır. Marmaray'ın Anadolu yakasında toprak üstüne çıktığı bu noktanın gelecekte önemli bir transit aktarma noktasına dönüşmesi muhtemeldir.
 
Haydarpaşa garı ve çevresindeki servis alanlarının dönüştürülmesi ve kentsel gelişime açılması da gündemdeki bir başka projedir. Yine aynı planın bir parçası da Kadıköy sahilinin tekrardan düzenlenerek rekreasyon alanı olarak dönüştürülmüş Haydarpaşa limanıyla bağlanmasını öngörmektedir.
Bu projenin gerçekleşmesi durumunda Kadıköy, Üsküdar arasındaki kent dokusunda bir devamlılık sağlanacak ve Yeldeğirmeni bu aksın ortasında kalacaktır. Bugün ana kent sirkülasyonlarının kenarında kaldığı için tıkalı olan Yeldeğirmeni; Kadıköy, Üsküdar ve Ayrılık çeşme istasyonu arasındaki bir köprü olacaktır.
 

sd